saitelili さんのプロフィールa.r.krmn adlı kullanıcın...フォトブログリストその他 ツール ヘルプ

ブログ


Konuşulan konu Ramazan zamana düşen rahmet damlası, bereket rüzgârı, hikmet yağmuru, ubudiyet bahçesi, dua mevsimi…

 

Alıntı

Ramazan zamana düşen rahmet damlası, bereket rüzgârı, hikmet yağmuru, ubudiyet bahçesi, dua mevsimi…

GELDİ ŞEHRİ RAMAZAN...

ON BİR aylık hasret vuslatla son buldu; geldi şehri ramazan, şenlendi şehirler… Ruhlar rahatladı, gönüller güldü, duygular duruldu, bedenler hafifledi…

Şeytan şaşkın, nefis istifaya yatkın… “Anlam” anlamını buldu zihinlerde; Kur’an, kalp, kâinat denkleminde hayat sorulur ve sorgulanır oldu... Varlık yokluğunu, yokluk varlığını hissettirdi hislerin derin ve keskin bakışlarda… Başlangıç ve bitiş birbirine yaklaştı, ayların ve yılların bölemediği yakınlıkta…

Sonluluğun sancıları sonsuzluk için olduğu düşünüldü dimağların derin deminde… Dilekler, dualar yükseldi ubudiyetin engin semalarına… Yaran Kur’an tilavetiyle yürekler yaralarını kapadı, açılan melekût kapılarla mülkten öte yollar gözlendi, özlendi…

Köprüler kuruldu kalplerden kalplere, âlemlerden âlemlere… Berzahlar bir lahzada toplandı: Hu… Zerreler seyyarelerle bir an-ı seyyalede buluştu; La ilahe illa Hu… Kehkeşanlar çağlayanı sustu; Sübhanallah, Allahüekber…

Arz vecd ile dönüyor, hikmetin izinde, nimetin hamdında… Denizler Yunusi dua ile dalgalanıyor, dağlar Davudi zikirle coşmuş… Kuşlar kanaat kanatlarıyla uçuyor ümit bulutlarının üstünde… Kara toprak renkli çiçeklerle açmış, güzellikler destesi sunuyor… Yüzler ve yürekler, yıldız çiçekler tefekkürüyle mütebessim; aradığını bulmanın, bulduğunu ilan etmenin hazırane huzurunu yaşıyor…

Hayat hakikati kendini daha canlı hissettiriyor şehirlerin suskunluğunda… Suçlar azalıyor, yardımlaşmalar artıyor, hal hatır sormalar hatırlanıyor, açlık açlarla beraber yaşanıyor… Zekât köprüler kuruluyor zenginlerden fakirlere, dua eller uzanıyor fakirlerden Ganiyyü Kerim’e…

Âlem kapılar açılıyor, içler ve şehirler şenleniyor şehri ramazanın gelişiyle… On bir aylık gidişin dönüş sevinci yaşanıyor, gözlerde ve gönüllerde… Sahici sevinç sokakları dolduruyor, caddeleri coşturuyor, camileri taşırıyor…

Ramazan zamana düşen rahmet damlası, bereket rüzgârı, hikmet yağmuru, ubudiyet bahçesi, dua mevsimi… Gönüllerin gülşeni, şehirlerin şehrayini…

Ramazanın ruhunu ruhunda hisseden, âlemlerin şehrayinini seyreder, gönlü genişler, şehirleri şenlenmiş görür… Her hareketi, her hadiseyi hikmet penceresinden ubudiyet gözlerle bakar, istiğfar ve dua dillerle mukabele eder… Bağışlanmayı bekler, rızayı erişmeyi diler…

Kerim Kur’an’ın kâinatı okuyuşunu dinler, kâinatın Kur’an kıraatini kulak verir…

Hoş geldin… Kalbinde Kur’an taşıyan, içinde zamanın kabesi “Kadir Gecesi” barındıran, bütün ayları aydınlatan, ruhları rahatlatan Ramazan… Hoş geldin…

Kalbimizin kirlerini kazıyarak, dışımızı temizleyerek hoş gidersin inşaallah.

Allahım! Efendimiz Muhammed'e ve âl ve ashabına Senin razı olacağın ve onun lâyık ve müstehak olduğu bir rahmetle, Ramazan ayında okunan Kur'ân'ın harfleri adedince salât ve selâm et ve Ramazan ayında okunan Kur'ân'ın harfleri adedince günahlarımızı af e‏yle.Amin.Hayırlı Ramazanlar...

Konuşulan konu Her vaktiniz hayır olsun Cumanız Mübarek Olsun!!

 

Alıntı

Her vaktiniz hayır olsun Cumanız Mübarek Olsun!!


Her vaktiniz hayır olsun Cumanız Mübarek Olsun!!

Evet bugün bayram niteliğindeki günümüz “cuma günü”müz dür.

Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.  (cuma suresi-9)

Allah Resulu (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Üzerinde güneşin doğduğu en hayırlı gün Cuma günüdür. O gün Adem (a.s.) yaratılmış, o gün cennete sokulmuş, o gün yere indirilmiş, o gün tevbesi kabul edilmiş, o gün ölmüştür.
O gün kıyamet kopar ve o gün cennettekilerin Allah Teala’yı anma günüdür.”(Müslim)

Enes b. Malik’in rivayet ettiği hadiste,

Hz. Peygamber (s.a.v), şöyle buyurmuştur: “Bana Cebrail (a.s) geldi. Avucunda beyaz bir ayna vardı. Bana:-Bu, cuma namazıdır, Rabbin onu, sana ve senden sonra ümmetine bayram olsun diye, farz kılmıştır, dedi. Ben:

-Bu günde bizim için ne vardır? diye sordum. Şöyle dedi.

-O günde, pek hayırlı bir vakit vardır. Kim o zaman içerisinde, kendisi için nasip edilen bir hayrı isterse, Allah onu kendisine verir. Ama istediği şey, kendisi için takdir edilmemişse, Allah, ondan daha büyük bir nimeti kendisi için ahirete saklar. Kul kendisi için takdir edilmiş olan bir kötülükten Allah’a sığınırsa, Allah onu, ondan daha büyüğünden muhafaza buyurur. Cuma günü, meleklerin yanında günlerin en kıymetlisidir. Biz onu, ahirette yevmü’l-mezîd/ikramı çok olan gün diye anarız.

Rasulullah (s.a.v) buyurur ki: Cebrail’e: O güne niçin yevmü’l-mezid denir? diye sordum. Şöyle dedi: “Çünkü Azîz ve Celîl olan Rabbin, cennette beyaz misk ile donatılmış bir vadi hazırlamıştır. Cuma günü olduğunda, İlliyyînden Kürsü makamına iner.” Hadisin sonu şöyle bitmektedir:

“Yüce Allah, Cuma günü müminler için tecelli buyurur, onlar Allah’ın cemaline nazar ederler.”(tabarani)

Çok Değerli Mümin Kardeşlerim!!

Cuma namazının ve günün yukarıda belirttiğimiz ve belirtmediğimiz niceleri gibi ecri ve fazileti vardır.

bu özel vakitlerde özel feyiz ve tecellillerden kendimizi mahrum etmemek adına;

haydi bugün kendimizin  hayrı ,rabbimizin rızası için cuma namazına gidelim..

o vakitte kendimizi biraz olsun dünyanın telaşından sıyrıp rabbimizin çağrısına kulak verip icabet edelim..

Vakit.. O ‘ na yönelme vaktidir..

Vakit ..O’na kulluk etme vaktidir..

Vakit..O ‘nun davetine icabet vaktidir..

Vakit..O’NA SECDE VAKTİDİR..

Vakit..acziyetimizi bilerek ,gönlümüzün sesine kulak verip dua etme vaktidir..

Vakit..abdest alarak günahlarımızdan sıyrılma vaktidir..

Vakit..ezan vaktidir..

Vakit..tevbe vaktidir..

Vakit..CUMA Namazı vaktidir..

fatihinnesli.com/Teşekkürler güzel nesle...

Konuşulan konu DUALAR

 

Alıntı

 

  besmele47.gif
 PhotobucketPhotobucketPhotobucket

          Image Hosted by ImageShack.us

  Photobucket 

 1. Yaratan Rabbinin adıyla oku!
2. O, insanı bir kan pıhtısından yarattı.3. Oku! Rabbin, en büyük kerem sahibidir.
4. O Rab ki kalemle (yazmayı) öğretti.5. İnsana bilmedikleri şeyi öğretti. 

Photobucket 

Image Hosted by ImageShack.us

PhotobucketPhotobucketPhotobucket

Konuşulan konu HAYIRLI CUMALAR

 

Alıntı

HAYIRLI CUMALAR

 
Ya Tevvab..Öyle muhtacım ki sevgine..
Sırf sen tövbe edenleri seversin diye..;
sevesim gelir tövbe secdelerine vardırdığı için
GÜNAHLARIMI BİLE..

Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Üzerine güneş doğan en hayırlı gün cuma günüdür. Âdem o gün yaratıldı, o gün cennete konuldu ve yine o gün cennetten çıkarıldı."

UNUTMAZSAN UNUTMAZLAR,

BIRAKMAZSAN BIRAKMAZLAR ...

Bir genç delikanlı varmış, çok ağlıyormuş. Hocası sormuş niye bu kadar ağladığını...

-Hocam ya Allah beni cehenneme atarsa? demiş,

-Evladım sen namazını kılıyorsun, dindarsın, neden bu kadar korkuyorsun?

-Hocam çok korkuyorum, Allah muhafaza ya beni cehenneme atarsa... Bir türlü çocuk ikna olmuyormuş. En sonunda hocası diyor ki; "bak evladım biz büyük bir zata bağlıyız, o büyük zat bizi bırakmaz, bize sahip çıkar". Genç diyorki; Peki hocam ya unutursa, beni bırakırsa, sen işe yaramazsın derse, benim halim ne olur... Hocası diyor ki; "UNUTMAZSAN, UNUTMAZLAR, BIRAKMAZSAN, BIRAKMAZLAR. Sen kendine bak, onlara bakma" .. sen dünyada sahip çıkarsan onlarda ahiretde sahip çıkar....

Dala sıkı sarılalım, bu iş gevşekliğe gelmez. Deniz dalgalı, gemi sallanıyor, sağa sola bakınırken dalga gelip bizi köpek balığının ağzına atabilir. Şimdi sıkı durmanın, sıkı tutunmanın, geminin sallanmasına karşı tedbirli olmanın zamanıdır, dalga geçecek zaman değil, dalga çok büyük.

Büyüklerin adetleri var, güzel huyları var, kesinlikle aldıklarını bırakmazlar; sen bırakmazsan bırakmazlar. Onlar verdiklerini geri almazlar.

Bir hayrın işlenmesine sebep olmak o hayrı işlemek gibidir.

Bir kişinin hidayetine sebep olmak, bir kişiye yardımcı olmak en kıymetli ibadettir. Bazı insanlara Allahü teala hususi kabiliyet vermiştir. Onları özel bir iş için yaratmıştır. Bunlar insanın ağzından girer burnundan çıkar. Onun hidayetine sebep olur, büyükleri tanıtır... mübarek olsun.

Mü’mine hizmet ibadettir, üzmek ise felakettir. Herkesin yaptığı işten, ne olduğu, kim olduğu ve tarafı belli olur. Karınca, İbrahim aleyhisselamın ateşini söndürmek için su taşırken yılan ise ateşin artması için üflüyordu. İkisi de hayvan. Fakat ayrı yapıda. İkisi de farklı,.. tarafını belli ediyor..

Allahü teala kullarını seçiyor, ona göre iş veriyor. Kimisini hayırlı işlerde istihdam ediyor, kimisini kötü işlerde.. ne mutlu hayırlı işlerde istihdam edilenlere.....

.

Allahü tealaya emanet olunuz
nice güzel ibadetli hayırlı CUMALARA kardeşlerim
DULARLA İNŞ........

 

 

 

DUA

Hakikî ömrünü, bulunduğun gün bil." cumamız hayırlara vesile olur inşallah baki selamlar dua ile gönül dostlarım‏
Hayatı nasıl yaşıyoruz ?


Biliyorum bu sorunun cevabının kolay olmadığını… Ama yine de soruyorum. “Hayat nedir?” diye, yakın dostlarıma ve arkadaşlarıma.
Kimi “koşturmak, koşuşturmaktır” diyor. Kimi de ilginç, esprili, bildik ve beylik cevaplar veriyor. Cevapların içinden birine takılıyorum.
“Koşturmak…” böyle diyenlerin sayısı az değil.
Ancak, “Koşturmak da, nereye peki, hangi yöne doğru ve nasıl bir kalple, ne gibi bir niyetle?” diye, diğer sorulara geçtiğimizde cevaplar biraz daha zorlaşıyor.
Anlıyorum ki, biz insanlar hazırlıklı değiliz. Ne hayata, ne ölüme, ne hastalığa, ne de musibetlere…
Oysa ki her zaman ve ansızın gelecek bir belâ, sıkıntı, hoşlanılmayan bir şeyler, hedefini bulmuş bir mermi gibi âdeta bize dokunuyor. Felâketler vakitli vakitsiz ard arda gelebiliyor.
Madem öyle, biz de soralım hemen bu koşturma içinde olanlara; “Musibetlere, ölüme ve hayatın gerçeklerine karşı hazırlıklı mıyız?”
Ah vah etmeden, sabırla, inançla karşılamaya var mıyız?
Kıssadan bir hisse hemen:
Yıllar önce, bir nehrin iki yakasına yolcu taşıyarak geçimini sağlayan yaşlı bir kayıkçı varmış. Kayığındaki küreklerden birisine “inanç,” diğerine “çalışmak” yazmış. Kendisine bunun sebebi sorulduğunda güngörmüş kayıkçı:
“Nehri karşıdan karşıya geçmek için her iki küreğe de ihtiyaç var. Çalışmaksızın inanç ve inançsız çalışmak insanı kısır bir döngüye sokar, aynı dairede döndürür durur. Hayat yoluna tek kürekle çıkmak da nehri tek kürekle geçmeye çalışmaktan farksızdır. Hiçbir yere gidemezsiniz” demiş.
İshak b. Muhammed de: “Dünya deniz, ahiret bir sahil, takva gemi, insanlar ise yolcudur” diyor.
Ne mutlu yolcu olduğunu bilenlere. Her şeye değeri kadar kıymet verenlere. Boş işlerden, nâhoş şeylerden yüz çevirenlere…
***
Evet, “Hayatı nasıl yaşıyoruz?” sorusuna bir de Asr-ı Saadet’ten cevap arayalım dilerseniz:
Abdullah b. Ömer anlatıyor:
Resulûllah (asm) omuzumdan tuttu ve: “Sen dünyada bir garip ya da bir yolcu gibi ol ve kendini kabir ehlinden bil” buyurdu.

İbni Ömer şöyle diyordu:
“Akşama erdin mi, sabahı bekleme. Sabaha erdin mi, akşamı bekleme. Sağlıklı olduğun sürede hastalık hâlin için hazırlık yap. Hayatta iken de ölüm için hazırlık yap.” (Buharî, Rikak, 2; Tirmizî, Zühd, 25)
Şu dünyada insanca ve Müslümanca yaşamak da yoksa, ne kalır ki geriye.
Kim bilir hangi gemi bizi götürecek o diyara. Ansızın bir ses, “hadi” diyecek, “çek şimdi uzaklara.”
Nasıl istersek öyle ölemiyoruz. Onu biz seçemiyoruz. Yaşadığımız hayat belirliyor yolun şeklini. Nasıl bir hayat yaşıyorsak öyle ölüyoruz, öyle de dirileceğiz…
En eskisinden en yenisine kadar her insanın en baş meselesi bu. Hayatı nasıl yaşamamız lâzım, hepsi bunun üzerinde durmuş. Şairler, filozoflar hepsi…
Sokrates; “İnsanın nasıl yaşaması gerektiği sorusu üzerinde düşünmemesi, onun değersiz ve dolayısıyla mutsuz bir hayat sürmesiyle eş anlamlıdır” diyor. Ve ihtiyaçların çoğalmasından ürkerek, “En az şeye ihtiyacı olan kişi, Allah’a en yakın olandır” diyordu.
Bunalan ruhlara göz ve gönül penceresinden bir kapı aralayan şair Ziya Osman Saba; “Pencereden bakınca bir araya gelecek, / Karşıki ev, ağaçlar, yaprak çiçek, / Bulutlar, birbirinin peşinde, / Bir ılık sonbahar güneşinde, / Dağ, taş, ova, deniz… / – Ah, hatırlamadan edebilir miyiz? / Şu yerle, şu gökyüzü, / Arasında geçen ömrümüzü!..”
Gönül aynamıza güzellikler taşıyan şairimize rahmet duâsı olsun.
Yıllar geçti, hayat bitti tükendi. Artık ekin vakti de değil ya. Elimizde kalan şu bir avuç an ve gün tohumunu bari toprağa ekelim de, bu bir iki anlık müddetten uzun bir ömür devşirelim.
Yarın yaparım demeyelim. Yarın diye diye nice zamanlar geçti. Ekim zamanı geçmeden çekirdeğimizi toprağa ekelim.
Ne mutlu, yaşadığı ânı, genç olsun ihtiyar olsun ganimet bilip de kalan günlerdeki borcunu ödeyenlere. Hayatı, Allah’ın teklif ettiği gibi yaşayanlara.
Evet, Allah bize yardım ederse, eldeki tohum bire bin verebilir ötede. Derdimiz bu olmalı. Hayat koşuşturmak değildir. Yerinde, durmak ve düşünmektir hayat.
Sonunda madem ki bir gün ecel gelip çenemiz bağlanacak, az ve öz sözle ömür sürelim, çenemizi boş sözle oynatmayalım.
***
Sûretten mânâya geçmeyen, hakikatin yüzünü ve özünü göremiyor, bulamıyor.
Koşmaktan, koşuşturmaktan hayatın yönünü bazen şaşırıyoruz. Durup dinlenmek, düşünüp taşınmak gerekiyor. Ne için koştuğunu bilmeyen bir yarışçının bütün çalışması boşunadır.
Hayatı sanki bir yarıştaymışız gibi yaşıyoruz ve akşam olunca nefis hak etmediği hakkını istiyor. Şimdi de biraz dinlen, eğlen diyerek tembelliğe ve tenperverliğe atıyor insanı.
Hayatın hızına kim yetişmiş ki?..
Nereye yetişmeye çalışıyoruz böyle?..
Yaşadığımız o güzelim baharları, mis kokan sabahları, akasyaları, çiçekleri unutuyoruz. Hayatı yaşamayı erteliyoruz.
Bu çılgınca koşuyu durduran, her ânın, hayat yolundaki her basamağın hakkını veren kazanıyor.
Köksüz gövdesiz bir şey yetişmiyor. Düşüncelerimiz köksüz ve gövdesiz… Aklın inanç meyveleri buruk bir tat veriyor.
Bir şeyler, ama çok önemli şeyler ve o küçümsenmeyecek kadar önemli şeyler bunlar. Kimlikler, renkler, özler, değerler, idealler birbiri ardı sıra kayboluyor bu koşuda.
Rabbimize ve insanlara karşı sorumluluklarımızı bilen bir insan olarak, ne yaptığını bilen bir insan olarak, hayata yeniden dönmek, yeniden yaşamak gerekiyor. “Bilmek” ve “görmek” hayatın her ânında ve her basamağında yeteri kadar ihmal edildi sanırım.
Medyanın herkesi yeterince, hatta fazlasıyla bilgilendirdiği bir dünyada bu bilgiler bir işe yaramıyor, yaralarımızı saramıyor. Belki de bize bildirilenler, asıl bilmemiz gerekenleri bilmememiz içindir. Bu uykudan uyanmak gerekir. “Şeytan uyuyana ninni söylemez” diyordu Ali Suad.
Her şeyden önce Yüce Kitabımız Kur’ân, bize sorumluluklarımızı bildirmektedir. Rabbine ve bütün insanlara karşı sorumluluklarını bilen bir insan, elbette ne yaptığını ve ne yapacağını da bilecektir.
Bütün bu karmaşık işlerin içinde çıkmazların korkutucu belirsizliğinden, İlâhî ışığı izleyip sıyrılabiliyor insan.
“Madem dünyada hayat var; elbette insanlardan hayatın sırrını anlayanlar ve hayatını sû-i istimal etmeyenler, dar-ı bekada ve cennet-i bâkiyede hayat-ı bâkiyeye mazhar olacaklardır.” ….

Bismillahirrahmanirrahim.

Asr"a yemin olsun ki; insanlar husrandadir. Ancak, iman edenler,
salih amel isleyenler ve birbirlerine Hakki ve sabri tavsiye edenler
mustesna! (Asr Suresi)

Ey Rabbimiz bize eslerimizden ve çocuklarimizdan yüzümüzü agartacak nesiller ver. Bizi muttakilere önder olanlardan eyle!

***

Rabbimiz bize dünyada ve ahirette iyilik ver ve bizi atesin azabindan
koru!


Rabbimiz günahlarimizi bagisla, unuttuklarimizi ört ve bize iyilerle
beraber ölmeyi nasib et!

Rabbimiz bize Rasullerine vadettiklerini ver ve kiyamet günü
kovulanlardan eyleme! Sen sözünden asla caymazsin!


Rabimiz biz nefislerimize zulmettik, egre sen bize acimazsan ve bize
merhamer etmezsen hüsrana ugrayanlardan oluruz!


Rabbimiz bizi zalimlerden eyleme!

Rabimiz bizimle kavmimizin arasini Hak ile aç, sen fatihlerin en
hayirlisisin!

***

Rabbimiz üstümüze sabir yagdir ve canimizi müslüman olarak al!

Rabbimiz bizi zalimlerin fitnesine düsürme ve rahmetinle kafirlerin
elinden kurtar!

***

Rabbimiz sen gizlediklerimizi de açikladiklarimizida bilirsin.
Yeryüzünde ve gökyüzünde Allaha gizli olan birsey yoktur!

***

Rabbimiz bize kendi katindan bir rahmet ve davamizda zafer ver!

Rabbimiz üzerimize sabir yagdir, ayaklarimizi (davanda) sabit kil,
kafirlere karsi bize yardim et!

***

Rabbimiz sen rahmetinle ve ilminle herseyi kusattin, tevbe ederek
senin yoluna uyanlari bagisla ve onlari cehennem azabindan koru!

***

Rabbimiz onlari ve babalarindan eslerinden ve çocuklarindan salih
olanlari vadettigin Adn cennetine koy, muhakkak sen aziz ve hakimsin!

***

Rabbimiz bizden azabi uzaklastir, biz müminiz!

Rabbimiz bizi ve imanda bizden önce olan kardeslerimizi bagisla, iman
edenlere karsi kalbizmizde en ufak bir kin birakma, Rabbimiz sen
raufsun rahimsin!

***

Rabbimiz sana tevekkül ettik, sana yöneldik ve dönüsümüzde sanadir!

Rabbimiz nurumuzu tamamla ve bizi bagisla, sen her seye kadirsin!

Rabbimiz unuttuklarimizdan ve hatalarimizdan dolayi bizi sorumlu
tutma! Alıntı........