saitelili: profila.r.krmn adlı kullanıcın...FotografieBlogSeznamyKniha návštěv Nástroje Nápověda

 Bir gün, kırlarda gezintiye çıkan bir adam, kenara oturduğu otlardan birinin dalında, küçük bir kozanın varlığını fark etti. Koza ha açıldı ha açılacak gibiydi.

Adam , bunun bir kelebek kozası olduğunu tahmin ediyordu. Böyle bir fırsat bir daha ele geçmez diye düşündü; ve bir kelebeğin dünya yüzü gördüğü ilk dakikalara şahit olmak istedi.

Dakikalar dakikaları kovaladı , saatler geçmeye başladı , ama henüz kelebeğin küçük bedeni o delikten çıkmadı. Sanki , kelebeğin dışarı çıkmak için çaba harcamaktan vazgeçmiş olabileceğini düşündü.

Sanki kelebek elinden gelen her şeyi yapmış da , artık yapabileceği bir şey kalmamış gibi geldi ona. Bu yüzden , kelebeğe yardımcı olmaya karar verdi: cebindeki küçük çakıyı çıkarıp kozadaki deliği bir cerrah titizliğiyle büyütmeye başladı.

Böylece , bir-iki dakika içinde kelebek kolayca dışarı çıkıverdi. Fakat bedeni kuru ve küçücük , kanatları buruş buruştu. Adam kelebeği izlemeye devam etti; çünkü kanatlarının her an açılıp genişleyeceğini ve narin bedenini taşıyacak kadar güçleneceğini umuyordu.

Ama bunlardan hiçbiri olmadı. Kelebek , hayatinin geri kalanını , kurumuş bir beden ve buruşmuş kanatlarla yerde sürünerek geçirdi. Ne kadar denese de , asla uçamadı.

Adamın bütün iyi niyetine ve yardımseverliğine rağmen anlayamadığı şey , kozanın kısıtlayıcılığının ve buna karşılık kelebeğin daracık bir delikten dışarı çıkmak için gereken çabanın , Allah'ın kelebeğin bedenindeki sıvıyı onun kanatlarına göndermek ve bu sayede kozanın kısıtlayıcılığından kurtulduğu anda onun uçmasını sağlamak için seçtiği bir yol olduğuydu.

Bu gerçeği öğrendiğinde , hayat boyu unutamayacagı bir şey de öğrenmişti:

 Bazen , hayatta tam olarak ihtiyaç duyduğumuz şey , çabalardır. Eğer Allah , hayatta herhangi bir çaba olmadan ilerlememize izin verseydi , o zaman , bir anlamda sakat kalırdık . Olabilecegimiz kadar güçlenemezdik o zaman . Ve asla uçamazdık..

.Selam ve Dua ile.


Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!

Komentáře (390)

Počkejte prosím...
Zadaný komentář je příliš dlouhý. Zkraťte jej.
Nebyl zadán žádný komentář. Opakujte akci.
Komentář nyní nelze přidat. Opakujte akci později.
K přidání komentáře potřebujete oprávnění od rodiče. Požádat o oprávnění
Váš rodič vypnul možnost udělování komentářů.
Komentář nyní nelze odstranit. Opakujte akci později.
Byl překročen maximální počet komentářů, které lze denně udělit. Opakujte akci za 24 hodin.
Vašemu účtu byla zakázána možnost udělovat komentáře, protože podle našich systémů pravděpodobně odesíláte ostatním uživatelům spam. Domníváte-li se, že byl váš účet zakázán omylem, obraťte se na podporu služby Windows Live.
Dokončete zanechání komentáře provedením následující kontroly zabezpečení.
Znaky zadané během kontroly zabezpečení se musejí shodovat se znaky na obrázku nebo ve zvukové nahrávce.

Chcete-li přidat komentář, přihlaste se pomocí účtu služby Windows Live ID (Používáte-li účet služby Hotmail, programu Messenger nebo webu Xbox LIVE, máte současně k dispozici účet Windows Live ID). Přihlásit se


Nemáte účet služby Windows Live ID? Zaregistrovat se

deniz deniznapsal:
Allah adamlarından bir büyük zat. Ulu Arif Çelebi...
O anlatıyor:   Nakledildiğine göre,


Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış.

Büyüğü Halil.

Küçüğü ise İbrahim...

Halil, evli çocuklu.

İbrahim ise bekârmış...

Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin...

Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş.

Bununla geçinip giderlermiş...

Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı.

İkiye ayırmışlar.

İş kalmış taşımaya.

Halil, bir teklif yapmış :

İbrahim kardeşim; Ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle.

Peki, abi demiş İbrahim...

Ve Halil gitmiş çuval getirmeye... .

O gidince, düşünmüş İbrahim:

Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine

Böyle demiş ve

Kendi payından bir miktar atmış onunkine...

Az sonra Halil çıkagelmiş.

Haydi İbrahim. Demiş, önce sen doldur da taşı ambara.

Peki abi.

İbrahim, kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola.

O gidince, Halil düşünür bu defa:

Der ki:

Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var.

Ama kardeşim bekâr.

O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek.

Böyle düşünerek,

Kendi payından atar onunkine birkaç kürek.

Velhasıl, biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atar onunkine.

Bu, böyle sürüp gider.

Ama birbirlerinden habersizdirler.

Nihayet akşam olur.

Karanlık basar.

Görürler ki, bitmiyor buğdaylar.

Hatta azalmıyor bile.

Hak teala bu hali çok beğenir.

Buğdaylarına bir bereket verir, bir bereket verir ki...

Günlerce taşır iki kardeş, bitiremezler.

Şaşarlar bu işe...

Aksine çoğalır buğdayları.

Dolar taşar ambarları.

Bugün 'Bereket' denilince, bu kardeşler akla gelir.
Bu bereketin adı: halil ibrahim bereketidir.
Před 2 dny
deniz deniznapsal:
 
Cuman mübarek olsun hayırlara vesile olsun inşaAllah...Rabbim, korktuğumuzdan emin.Umduğumuza nail eylesin inşaAllah...
Allah'ım!
Kur'anı bize dünyada bir dost, kabirde ünsiyetli bir yoldaş, kıyamette bir şefaatçi, sırat üzerinde bir nur, Cehennem ateşine karşı bir siper ve örtü, Cennette bir refik, bütün hayırlara bir delil ve imam kıl.
Před 5 dny
Zeynel aknapsal:

 

   
 

 

 

 

 

Çiçek…Çiçek…

Çiçek renktir, tabiatta ölçülü âhenktir,

 

Çiçek kokudur, nakış nakış dokudur,

 

 

Çiçek arıya baldır, yapraktır daldır,

 

 

Çiçek bitkilerin tâcı, dertlerin ilacıdır,

 

 

Çiçek tohumdur, meyvedir, şaire ilhamdır,


  Çiçek Allah’ın sanatı, mahlûkatın mir'atıdır,

 


Çiçek âşıkların gülü, duyguların dilidir,

 


Çiçek tevhidin lâlesi, seven gönlün hâlesidir,

 

 
Çiçek zülfün sünbülü, çiçek çemenin tülüdür
,

 

 

Çiçek yârin bakışı, nergisin mestân nakışıdır,

 

 

Çiçek karanfilin tütsüsü, çeyizin süsüdür…

 

Musa Tektaş

 

SAĞLICAKLA KALIN…

ALLAHA EMANET OLUN…

CUMANIZ MÜBAREK OLSUN…

Před 6 dny
Před 6 dny
deniz deniznapsal:
Yine'mi basini Secde'ye vurmadan yatacaksin
Yine'mi Melekleri aglatip, iblis'e kanacaksin
Söylesene! Sen ne zaman nefsine Ok atacaksin...?
Ne sabah kildin! Ne Ögle...ne de ikindi!
Ne o...! Yoksa Elin-Ayagin mi kilitlendi?
Aksami da kilmadin! Hadi bari Yatsiyi kil
Sen de...Secdelilerin arasina katil
Hadi be...! Siva kollarini, ve Abdest'ini al
Vur basini Secde'ye! Cennet'in düsüne dal
Dün iblise egilen boynun, Bügün Allah'a egilsin
Sen Allah'in kulusun, iblisin kulu degilsin
Namaz, Mü-min'in Miracidir, ayirma basini Secde'den
Bomba altinda bile, Secde'den ayrilmadi deden
Sen de "Vur basini Secde 'ye "...sevinsin Seccaden
Öyle vur ki, hic bir sey koparamasin seni Secde'den
Vur basini derken...Anliyorsun degil mi?...kendi basini...
Yoksa incitme, (sebepsiz) kafirin dahi, Gözünü-kasini
"Vur basini Secde'ye"...yani, Namaz kil demek
Yakisiyor mu Mümin'e, Secdesiz Gün gecirmek
Tiryakisi ol..."Allah'u Ekber sözünün
Senin de Nuru olsun Namaz, gözünün
Hadi durma! Vur basini Secde'ye
Vur ki, daha yakin ol "EL ALIY'YE"
Nefsin diyebilir ki, "Bugün söz ver! Yarin kilarsin..."
Azrail (a.s.) ile karsilasinca, bu sözleri daha iyi anlarsin...
Před 6 dny
deniz deniznapsal:
Kıymetli nasihatler  

İmam-ı azam hazretlerinin bir talebesine yaptığı vasiyetlerden bazıları şöyledir:

Konuşurken yüksek sesle konuşma. Hiç bir işinde acele etme, teenni ile hareket et. Acele şeytandır. [Hadis-i şerifte, (Teenni eden isabet eder, acele eden hata eder.) buyuruldu. Teenni, acele etmemektir.]

Susmayı âdet edin. [Hadis-i şerifte, (Susmak, hikmettir; fakat susan azdır.) buyuruldu.]

Her ayda birkaç gün oruç tut. [Hadis-i şerifte, (Her ay 3 gün oruç tutan, yılın tamamında oruç tutmuş gibi olur.) buyuruldu.]

Nefsini hesaba çek, ilmi muhafaza et. Böylece amelinden iki cihanda faydalan. [Hadis-i şerifte, (Akıllı, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için amel edendir.) buyuruldu.]

Dünya nimetine ve sağlığına güvenme. [Hadis-i şerifte, (İhtiyarlıktan önce gençliğin, hastalıktan önce sağlığın, meşguliyetten önce boş vaktin, fakirlikten önce zenginliğin, ölümden önce hayatın kıymetini bil.) buyuruldu.]

Bu nimetlerin hepsinden sorguya çekileceksin. [Hadis-i şerifte, (Kıyamette, herkes ömrünü nerede geçirdiğinden, malını nereden kazanıp, nereye harcadığından ve ilmi ile amel edip, etmediğinden sorulacaktır.) buyuruldu.]

Kötü kimseyi; kötülüğü ile anma, bir iyiliğini bul, onu söyle. Eğer kötülüğü din hakkında ise, bid’at ise onu insanlara söyle ve ona uymaktan onları koru. [Hadis-i şerifte, (Bid'atler yayılınca,  ilmi olan bunu herkese bildirsin, bildirmezse, Kur'an-ı kerimi gizlemiş sayılır.) buyuruldu.]

Sakın ölümü hatırından çıkarma. [Hadis-i şerifte, (Ölümü çok hatırlayanın kalbi ihya olur, ölümü de kolaylaşır.) buyuruldu.

Kur’an-ı kerim okumaya devam et. [Hadis-i şerifte, (Kur'an okunan evin hayrı artar, melekler oraya toplanır, şeytanlar oradan uzaklaşır. Kur'an okunmayan ev, içindekilere dar gelir, sıkıntı verir, bereketsiz olur. Bu evden melekler çıkar, şeytanlar girer.) buyuruldu.]

Bid’at ehlinden uzak dur. [Hadis-i şerifte, (Bid’at ehlinin cenazelerine gitme, onlarla birlikte namaz kılma. Ben onlardan değilim.) buyuruldu.]

Küfür ehli ile zaruretsiz konuşma, mümkünse onları İslama davet et, değilse, onlarla dost olma [diyaloga girme!] Anneni, babanı, üstadını hayır duadan unutma. Ezan okununca, hazır ol, herkesten önce mescide gel. Peygamberleri, salihleri, mescid ve mezarlar hakkında halkın gördüğü rüyaları tabir et. Kabirleri ziyaret et.

Komşudan gördüğün ayıpları, emanet bil; sakla, kimsenin sırrını kimseye söyleme. Seninle istişare edene doğruyu söyle. Cimrilikten sakın. Tamahkar olan mürüvvetsiz olur. Her işte mürüvveti gözet.  İhtiyacın olsa da, kimseden bir şey isteme. Dünya ehline  rağbet etme. 

Yolda giderken sağına soluna bakma, önüne bak. Bahşiş verilen yerlerde herkesten daha çok ver.

Bir cemaat içinde iken, onlar teklif etmeden imam olma. Kadınların, kızların, gençlerin toplandıkları yerlere gitme. Fısk, çalgı, müzik ve diğer haram bulunan eğlence yerlerine girme.

İlim meclisinde sakın kızma. İnanılması zor olan hikâyeleri anlatma. Bu nasihatimizi, canı gönülden kabul et. Bunlarla dünya ve ahiretini süsle. Zira bunlar senin ve herkesin iyiliği içindir. Bu yolda git ve herkese de tavsiye et .  

18 List.
deniz deniznapsal:
Bir kutsal emanettir hayat dediğin.
Seni beklemeden sonsuza akar. Mühlet biter ve başlar yolculuk. Dünya ki bir sihirli kuyu. En kuytusunda bir damla olsan da bütün yollar ölüme akar. Kaçmak mümkün değil, ertelemek imkansız. Kader denen nazlı peri her an yanıbaşında hissettirmeden. Sözün bittiği yerde başlayan bir iç çekiştir bu. Duyguların kendinden geçtiği, gönül diyarının bitap düştüğü nokta... Ötelerin ötesi. Göklerden gelen davet, gideceğin tek adrestir aslında. Günler döner, mevsimler değişir. Sen ise bir mevsimlik kuş misali uçarsın hicret zamanı geldiğinde...
Bir kutsal emanettir hayat dediğin.
Elinde birikmiş duaların varsa eğer...
Gurupta tezahür eden ihtişamın efsunuyla kendinden geçersin.

Bir kutsal emanettir hayat dediğin.
Elinde birikmiş duaların varsa eğer...
Alnındaki secde çiçeklerini toplayıp öyle gidersin. Sonra, göklere yolladığın duaların yağmur misali dökülür göklerden rahmet olup. Tüm basamakları bir secde hızıyla geçip ulaşırsın en sevgiliye. Bir vuslat sevinci sarar ruhunu. Göklerin fevkindeki hislerin yağar üstüne. Benliğinin esrarı çözülür ve ten kafesi göçer gider yurduna. Tüm hüzzam ağıtlar seni söyler sonra. Merhametin senden fazlaysa ve heybende sevgi doluysa..
Elinde birikmiş duaların varsa, vicdanının ayak sesleri götürür seni...
Gurupta tezahür eden ihtişamın efsunuyla kendinden geçersin.
Ve...
Mevsimlik bir kuş misali uçarsın hicret zamanı geldiğinde.

Elinde birikmiş duaların varsa ...
En derin uykular örtüsünü dünyanın üzerine yaydığı zaman, bir sükunet yayılır ruhuna... İşte tam zamanıdır artık gerçeğe uyanmanın. Sıra dağlarla çevrili hayatta kendi dağını aşma gayretin şaha kalkar... Gayret atın tırıstadır.
Bu devir başka bir devir. Tefsiri mümkün olmayan hisler sarmış insanlığı. İnsan insanın kurdu. Değerlerin içi büyük bir çukur. Düşmüşüz en derin hiçliğe. En mutena duygular aleni, serkeş. En kadim dostluklar kin kuşanıyor. İnsanın bir yüzü gördüğümüz. Birkaç yüzü var görmediğimiz. En savunmasız olduğun anda, bir nisan akşamında meçhul iklimlere yol aldığımız, sırlı dikenli yollar karşılar seni... Yorulur tükenirsin. Uzaktaki ölüm meleği yaklaşır, yakınlaşır. Kendini bırakırsın sonsuzluğun kollarına.
Elinde birikmiş duaların varsa ...
Hicret zamanı geldiğinde...

Elinde birikmiş duaların varsa ...
Alnındaki secde çiçeklerini topla ve dağıt vadisi çiçeksiz gönüllere. Kışta kalmış yüreklere bahar ol. Kar ol, karı erimiş dağlara.
Yorgun bulutların yağamadığı yağmur ol, kurak gönüllere. Billur ırmakların testisi ol suya hasret dudaklara. Bir mevsimlik menekşe gibi düşme toprağın bağrına. Sonsuzluğa ayarlanmış yüreğini bile. Göklerin saramadığı, zirvelerin ulaşamadığı en ıssız gönüllerin Kehkeşanı ol. Eyüpün sabrına eş olsun tahammülün. Her durağın ötesinde başka durak ol yolcusunu bekleyen... Merhametin senden önce yürüsün yollarda.
Elinde birikmiş duaların varsa eğer...
Bırak yüreğin bir secde hızıyla vuslata ersin.
Gurupta tezahür eden ihtişamın efsunuyla kendinden geçsin.

Elinde birikmiş duaların varsa eğer...
Vicdanının ayak seslerini hala duyuyorsan...
Güvercin gibi gelen baharların ardından, gelen bir acı tufan gibidir ölüm insan nefsine... Bir anda çıkıp gelir sonsuz yolculuk. Söz bitmiş,vakit tamamdır. Yüreğin karanlık bir geceyi ağırlasa da kanat çırptığında göklere, ışıkla dolacak odanın içi. Heyben doluysa, elinde ve dudaklarında duaların izi kalmışsa, vicdanın uyanıksa, ve alnında secde çiçekleri açmışsa... Koşar adım gidersin.
Bir kutsal emanettir hayat dediğin.
Seni beklemeden sonsuza akar. Ötelerin ötesi bekler seni. Geldiğin noktaya varır yolun. Gidersin kimselere sormadan, haber vermeden. Ansızın durur hayat. Biter fasl-ı bahar.
Göklerden gelen bu davet, aklın hesaplarının bittiği, bir çağ yenilgisidir aslında...
Koşar adım gidersin.
Elinde birikmiş duaların varsa.
Ve... Merhametin senden fazlaysa
alıntı
17 List.
Diana Nadernapsal:
La presunción y la arrogancia son estados adquiridos de la mente. Conquista los estados adquiridos de la mente, y podrá desarrollarse la cordura original. La pasión y la voluntariedad son partes de la falsa conciencia; suprime la falsa conciencia, y aparecerá la conciencia verdadera.

Cuando los que son intelectualmente brillantes, que debieran ser reservados, se muestran por el contrario ostentosos, son ignorantes y necios, a pesar de su brillantez.

Si se ha alimentado el silencio, se sabe qué perturbador es el exceso de charla.

Nunca seas charlatán en lugar de conversador.
Cuando las cosas van suavemente, esfuérzate por permanecer respetuoso.

Rosa roja

The presumption and arrogance are acquired states of mind. Conquest acquired state of mind, and could develop original sanity. The passion and willfulness are part of false consciousness; suppresses false consciousness, and consciousness appears true.

When those who are intellectually brilliant, they should be reserved, are showed in flashy, they are ignorant and stupid, despite his brilliance.

If you have been fed the silence, he knows what is disturbing talk too much.

Never be charlatan instead of talking.
When things go smoothly, strive to remain respectful.

Rosa roja

Varsayımı ve kibir aklın devletler elde edilir. Fetih ve ruhsal durum satın orijinal aklı geliştirebilir. Tutku ve inatçılık yanlış bilincin parçasıdır; yanlış bilinç bastırır ve bilinç gerçek görünür.

Zaman olanlar entelektüel brilliant, onlar saklıdır olmalı, gösterişli ayında, cahil ve aptal, onun parlak rağmen gösterdi vardır.

Eğer sessizlik beslenen olmuştur, o çok ne rahatsız konuşmaya bilir.

Never be şarlatan yerine konuşuyorum.
İşler düzgün, git çalışıyoruz saygılı olmaya çağırdı.

Rosa roja


وافتراض والغطرسة التي اكتسبت الدول العقل. الفتح المكتسبة حالة ذهنية ، ويمكن أن تتطور التعقل الأصلي. العاطفة وتعمد هي جزء من وعي زائف ؛ يقمع الوعي الزائف والوعي يبدو صحيحا.

عند أولئك الذين فكريا رائعا ، ينبغي أن تكون محفوظة ، وأظهر في مبهرج ، هم جهلة وأغبياء ، وعلى الرغم من تألقه.

إذا كنت قد غذى الصمت ، لأنه يعلم ما هو مقلق نتكلم كثيرا.

دجال أبدا أن يكون بدلا من الحديث.
عندما تسير الامور بسلاسة ، تسعى جاهدة لتبقى محترمة.

Rosa rojaRosa rojaRosa roja

http://fc08.deviantart.net/fs28/i/2008/162/5/1/let_me_clean_you_by_sweetmya.jpg

http://i92.photobucket.com/albums/l5/olgagladys/misfondosog2/misfondosOg/animationOg.gif

http://fc08.deviantart.net/fs47/i/2009/205/3/3/Take_My_Hand_by_crazylemolwreck.jpg

HOLA DULCE Y QUERIDO AMIGO!
TE LLEVO EN EL CORAZON SIEMPRE,
BUENA SEMANA
TE AMO
GRACIAS!

HELLO SWEET AND DEAR FRIEND!
YOU ALWAYS in my heart,
GOOD WEEK
I LOVE YOU
THANKS!

MERHABA TATLI VE DEAR FRIEND!

YOU in my heart, HER ZAMAN
İYİ HAFTA
SENİ SEVİYORUM
TEŞEKKÜRLER!

مرحبا الحلو وصديقي العزيز!
أنت دائما في قلبي ،
أسبوع جيدة
أنا أحبك
شكرا!

16 List.
deniz deniznapsal:
Iki Gezgin Melek, geceyi geçirmek için oldukça
varlıklı bir ailenin evinin kapısını çalmışlar.

Aile, pek kaba bir üslupla,meleklere yatacak yer olarak
koca malikanenin konuk odalarından birini vermekyerine,

soğuk bodrumundaki küçük bir köşeyi göstermiş.

Melekler buz gibi odanın soğuk ve sert zemininde
kendilerine yatacak bir yer hazırlamaya çalışırken,

Yaşlı Melek duvarda bir delik görmüş ve kalkıp deliği

onarmaya girişmiş. Genç Melek, Yaşlı Meleğe bu
hareketinin nedenini sorunca, Yaşlı Melek hafifçe gülümsemiş:
Herşey, her zaman, göründüğü gibi değildir...

Sabah malikaneden ayrılan melekler, gece bastırınca

bir kez daha kalacak yer bulmak umuduyla, bu defa
çok fakir bir çiftçi ailesinin kapısını çalmışlar.

Son derece misafirperver olan fakir karı koca,

sofralarında ne var ne yoksa meleklerle paylaştıktan sonra,

onlara rahatça uyumaları için kendi yataklarını vererek yanlarından
ayrılmışlar.

Sabah güneş doğduğunda, melekler zavallı karı kocayı gözyaşları
içinde bulmuşlar: Yegane geçim kaynakları olan tek inek de
tarlalarının
ortasında cansız yatmaktaymış.
Genç Melek bu sefer iyice öfkelenerek Yaşlı Meleğe isyan etmiş:

Bunun olmasına nasıl izin verebildin?! O varlıklı kaba adamın
herşeyi vardı
ama sen kalktın ona yine de yardım ettin. Bu iyi yürekli fakir
ailenin ise

o tek inekten başka hiçbir şeyleri yoktu; buna rağmen onu bile
paylaşmaya

gönüllü oldular. Ama sen o ineği de yitirmelerine izin verdin!?

Bunun üzerine Yaşlı Melek, Genç Meleğe dönerek şu cevabı vermiş:

Herşey, her zaman, göründüğü gibi değildir. O zengin malikanenin

bodrumunda kaldığımız gece, duvardaki deliğin dibinde külçe külçe
altın saklı olduğunu farkettim. Malikanenin sahibi bu kadar açgözlü
olduğu
için ve kendisine verilmiş şans sayesinde edindiği zenginliğin bir
parçasını

bile paylaşmaya yanaşmadığı için, ben de o deliği öyle bir kapatıp
mühürledim

ki artık arayıp bulsa da açamaz.
Ve devam etmiş: ? Sonra, dün gece biz çiftçi ailesinin yatağında
uyurken,

Ölüm Meleğinin o çiftçinin karısını almaya geldiğini gördüm.

Ben de onun yerine Ölüm Meleğine ineği verdim.

Yaşlı Melek, gülümseyerek bir kez daha eklemiş:
Herşey, her zaman, göründüğü gibi değildir.
16 List.
deniz deniznapsal:

~~Allah'tan Uzak Gündemler  ~~
Kitabı da uzağımıza koyduk. Ta tozlanıncaya kadar. Tozlanıp kabuk bağlayıncaya...

Korktuk kitaptan. Hâlâ korkuyoruz. Kelimelerin ürpertisine, gözlerini gözlerimize dikişine dayanamadık. Kelimesiz, ruhsuz, cansız, cemalsiz kaldık. Cehaletimiz kemale erdi.

Paraya pula taptık. ALLAH’a kul olacaktık; kullara kul olduk. Kitapla aramız açıldıkça ALLAH’la aramız açıldı. O, yirmi dört saat bizimle ilgileniyordu. Bizse ALLAH’la ilgiyi kestikçe kestik. ALLAH, gündemimizden eksileli, gayr adına ne varsa onlar doldu doluştu odalarımıza, ruhumuza... Adımlarımız, bakışlarımız, hanelerimiz menfaate ayarlandı/uyarlandı. Firavun ölmüştü gerçi; ama "Firavun âdetleri"nden vazgeçemedik.

Hürriyet baş köşede olmalıydı; vazgeçilmezimiz... Nice putların karşısında el pençe divan durduk; adımlarımızı, yarınlarımızı verdik... Karşılığında bir dilim ekmek alacaktık. Ondan da olduk. Hürriyeti çalınınca sus pus olanlar; ekmeği azalınca sokaklara döküldü. Zaten sokaklara dökülmeden döküldüydük.

Düşünmeyen, okumayan, yazmayan insanların sesini sözünü kimseler duymaz. Adam olmak okumakla başlar. Hürriyet okumakla dalga dalga yayılır. Amansız düşmanların amansız takipçisi okumaktır. Okumak sırdır, sihirdir, berekettir. Bizi  denizlere, denizlerin sükûnetine bırakacak nehirdir.

Biz kelimeyi, kalemi, kitabı -dahası- kalbimizi kaybettik. Bu kayıpların ortasında ancak "şikayet" vardır. Sonsuz sızlanışlar, serzenişler vardır.

Zannettik ki, okullar açmakla cehalet silinecekti. Bir okul açmakla bin hapishane kapatacaktık! Heyhat! Okullarla beraber zindanlar çoğaldı. Öğrencilerimize "Hapishane Diploması" veriyormuşuz meğer!

Otobanlar,   “iletişim” araçları  bizi, dünyayı birbirine bağlayacaktı! Dünya küçülecekti! Dünya büyüdü, öyle büyüdü ki... görüşemez, konuşamaz, anlaşamaz olduk. Çok şeyimiz vardı. Ancak, ALLAH’la, kitapla barışık değildik. Para, pul, çul, mal, mülk, kriz, çerez şeyler nice şeylerin önüne geçti. Din; belli mekanlarda imiş! Halbuki iman hayatın her anındaydı.  Düğünde, bayramda, ölümde... Bizse sıkıştığımızda, karanlıkta, savaşta, enkaz altında çağırdık ALLAH’ı.  Sonra işimize gücümüze yine daldık.

Bahar gelirken hayretimizden çığlıklar atmayı yine unuttuk. Yine unuttuk Karac’oğlan’ın “Elif Elif yağar” dediği kar seyrini. Unuttuk aynanın karşısında kendimizi bile seyretmeyi. Ne titrek bir kelebeğin, ne ürkek bir kuşun farkındaydık. Bakışlarımız krizin ta kendisiydi. Yaşadığımız, ekonomik değil; imanî/insanî bir krizdi.

Ne çok unuttuk öyle! Unuta unuta yaşamalara alışırken  savaşlar, krizler vuruyordu bizi. Şaşkınlıkla akletmeleri de unuttuk.  Mesela, hicret etmişti Efendimiz aleyhisselatü vesselam.

Bize ne oluyordu! Ya esir olacaktık ya hür. Esaret bizim tanıdığımız değildi. Madem ki her nefes bir ümitti… Hicret; tarihten, sözlüklerden çıkıp gözlerimizin içine bakarken elimizden tutmalıydı…

Bizi sürüklüyorlar; farkında mıyız. Her saat önümüze  bir “gündem” atıyorlar. Ve ruhlarımız “geveze” oluyor; çok zikretmemiz gereken ölümü “ölümlerin içinde bile” hatırlamıyoruz. Dünyevîleşmek başka ne ola ki… Bak; dünyanın gözyaşını silemiyoruz. Az da malımız mülkümüz yok. Yok da… “Bunca varlık var iken gitmez gönül darlığı.” diyor Yunus.  Şimdi hicret zamanı…
 

Ali Hakkoymaz
15 List.
deniz deniznapsal:

"İlmi olmayan beden suyu olmayan şehre benzer."
Şems-i Tebrizi

NÜKTE: İBRAHİM'İN RABBİ
Günün birinde Peygamber Efendimiz (s.a.v), Hz. Âişe (r.a) validemize,
"Ben, senin bana kırgın olup olmadığını anlarım" buyurdular.
Hz. Âişe (r.a) validemiz de, "Bunu nasıl anlarsın?" diye sordu. Peygamber Efendimiz (s.a.v) de nasıl anladığını şöyle ifade buyurdular:
"Kırgın olmadığın zaman, 'Muhammed'in Rabbi hakkı için' diyorsun. Kırgın olduğun zaman da, 'İbrahim'in Rabbi hakkı için' diyorsun."
Bunun üzerine Hz. Âişe (r.a) validemiz şöyle dediler:
"Doğru söylüyorsun ey Allah'ın Resulü! Ancak ben senin adını dilimden anmasam da kalbimden anarım."

14 List.
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
  
   
Cebrail (A.S.) bana geldi. Elinde bembeyaz bir ayna vardi. «Bu Cum'adir. Rabb'in onu Sana ve Senden sonra ümmetine bayram olsun diye farz kildi» dedi.
Ben «Bizim için onda ne var» diye sordum. Cebrail (A.S.) dedi ki. «Sizin için onda hayirli bir ân vardir ki; kim o anda hayirli bir sey dilerse Allâh (CC.) diledigini mutlaka verir. Yahud bir seyden korunmasini isterse Allâh onu o korktugu seyden korur. Bizce O, günlerin en kiymetlisidir. Biz, âhirette ona «Yevm'ül - Mezid» deriz.

Ben: Rabbin neden kendisine Cennette miskten daha hos kokulu olan bir ova seçmistir.» dedim. Cum'â Günü olunca yüceliklerden inerek Kürsi'sini sereflendirir ve oradakilere cemâlini gösterir de onlar da Onu görürler» dedi.
  
CUMAMIZ MÜBAREK OLSUN SELAM VE DUA İLE
13 List.
deniz deniznapsal:

 

Allahım!
"Kimsesiz kimse yok, herkesin var kimsesi,
Kimsesiz kaldık medet ey, kimsesizler kimsesi"

Güç ve kuvvet ancak kendisine has olan yüce ve büyük Allahım! Mahlukatın adedince, Zatının rızası, arşının ağırlığı ve kelimelerinin mürekkebince Hz. Muhammed (sas) ve O'nun ehli ve ashabı üzerine salat eyle.

Allahım!
Sen ölümlerin en güzeli ile bizi huzuruna al Allahım! Ölümümüzü her türlü şerden kurtulup rahata erme vesilesi yap Ya Rabbi! Allahım! Bizleri Sen'i çok zikreden, Sana çok şükreden, Sen'den çok korkan, Sana çok itaat eden, Sana karşı saygı ile dopdolu olan, ahu efgan edip dua dua yalvaran ve durmadan Sana teveccüh eden kullarından eyle.

CUMAMIZ MÜBAREK OLSUN...
13 List.
Zeynel aknapsal:

 

 

 

 

 
 

 

 

Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us

Sevgi…

 

Sevgi: Bir olmaktır,
Yarin ılık nefesinde.
Sevgi:Hür olmaktır,
Albayrağın gölgesinde.
Image Hosted by ImageShack.us
Sevgi:Kül olup yanmak,
Bir gönül ocağında.
Tatlı tatlı uyanmak,
Bir ana kucağında.
Image Hosted by ImageShack.us
Sevgi:Terketmektir,
Nefretleri kinleri.
Sevgi: Fethetmektir,
Bir gülüşle binleri.

 

Yusuf Doğdu

Image Hosted by ImageShack.us

 

        layouts, myspace codes, glitter graphics 

 Image Hosted by ImageShack.us

SAĞLICAKLA KALIN…

ALLAHA EMANET OLUN…

CUMANIZ MÜBAREK OLSUN...

 

 

 

13 List.

"ALLAH aşkı için çalış. ALLAH aşkı için Hizmette bulun;
Halkın kabul etmesi veya reddetmesi ile senin ne işin var?
Bu fani dünya pazarında sana bol bol kazandıracak bir müşteri olarak

ALLAH KAFİ DEĞİL Mİ?
Allah'tan alacağın karşısında insanların verebilecekleri ne ki! ..
O halde gözünü ve gönlünü insanlardan gelecek teşekkürlere değil,
Allah'tan gelecek mazhariyete döndür! .. "

- Mevlana --

İSLAMİYETE BİR ÖMÜR DEĞİL, BİN ÖMÜR VERECEK KADAR ARZUN OLSUN ...

CUMAMIZ MÜBAREK OLSUN .. ALLAH, A EMANET OLUN..

 
12 List.
deniz deniznapsal:
NOKSANIM, EKSİĞİM, MUHTACIM...

İş bulamadığım günler oldu
Aç kaldığım anlar oldu
Utandığım zamanlar,horlandığım mekanlar oldu
Belki bu yazıyı tamamlayamadan
Belki yarın,öbür gün ama mutlaka bir gün
Dört omuza,beyaz beze bürünüp kabre konucam
İşte en muhtaç olduğum gün o gündür
Orda ümitler bitmiş
Sevgiler yitmiş
Sevgilerim çekip gitmiştir
Noksanım,eksiğim,muhtacım

Kapıların suratıma çarpıldığını
Yüzüme nefretle bakıldığını
İnsanların benden sıkılıdığını hatırlarım
Ne yaparım çorbamı pişirmez,gömleğimi yıkamazsa karım.
Ne yaparım ihtiyarlayınca bana yüz çevirirse çocuklarım
Noksanım, eksiğim,muhtacım
Ama en muhtaç olduğum gün kabre konduğum gündür

Amirdim dürüst ve güvenilir memura muhtaç oldum
Memurdum amire muhtaç oldum
Servetim oldu, istifade edebilmek için
Zaman, zemin ve sağlığa muhtaç oldum
Muhtaçlığım bitmedi
Hala eksiğim,
Hala noksanım,
Hala muhtacım,
Ama en muhtaç olduğum an kabre konduğum gün,
Kabre konduğum andır..

Gayrısı hikayedir,
Gayrısı yalandır,
Gayrısı bir ömür bile sürse aslında bir andır
Noksanım,eksiğim,muhtacım..

Bülbül güle,ifadem dile,sağ elim sol ele muhtaç
Secdem kapanan alnıma,kıyamım doğrulabilen bele muhtaç...
Mektubum pula,
Ayaklarım yola,
Çiçeğim dala,
Nefsim mala muhtaç...

Bir bardak suya hasret kaldığım,
Korkulu düşlerle uykumu böldüğüm,
Ayıbım ortaya çıkar diye yaşarken öldüğüm,
Aklımı oynatıp acınası halime güldüğüm günlerim oldu.
Hep noksandım,
Hep eksiktim,
Hep muhtaçtım,
İllede en muhtaç olduğum gün..
Kara toprağa gömüldüğüm gündür..

Hatırlıyorum yoğun bakımlarda kaldım
Bir merdiven inemediğim
Bir yanıma dönemediğim
Bir dostuma bile güvenemediğim günlerim oldu
O günlerimi bile mumla arıyacağım gün
Kara toprağa gömüldüğüm gündür..

Bir lokma peşinde topaç edildim
Kimi yerlerden haksız yere ihraç edildim
Riyakar insanlara bile muhtaç edildim
Evet eksiğim,
Evet noksanım,
Evet muhtacım,
Fakat en muhtaç olduğum an
Kabre konduğum gün
Kabre konduğum andır..

Çünkü orda ihtimaller bitmiş
Ümitler yitmiş
Servetim ve sevgilerim
Alıp başını gitmiştir
En garip ve muhtaç olduğum gün
Kabre konduğum gündür..

EY NEFSİM!! HAZIR MISIN??
11 List.
deniz deniznapsal:
atatürk resmi
                                                                         Büyük Yas

                             

Hatırlatmayın bana dokuzu beş geçeyi,
Hele puslu geçen o geceyi….
Söyletmeyin kasım adlı iki heceyi,
Bu benim en büyük yasım.
Bu Atam’ın öldüğü tarih 10 Kasım.

Atam ölmüş Dolmabahçe Sarayı’da
Çok üzüldüm olamadım ya yanında
Ağladım onun öldüğünü duyduğumda
Bu benim en büyük yasım
Bu Atam’ın öldüğü tarih 10 Kasım…

Dudum ki Atam ölmüş
Türkün yanan meşalesi sönmüş
Atam 10 Kasım da gömülmüş
Bu benim en büyük yasım
Bu Atam’ın öldüğü tarih 10 Kasım….

Bu tarihte Atam’ın kalmış cansız eti
Kan ağlıyor Türk Milleti..
Böyle anladık yokluğu,sefaleti
Bu benim en büyük yasım
Bu Atam’ın öldüğü tarih 10 Kasım…

Bu gün duydum sirenler çalıyor.
Sordum ne oldu? Dediler çiçekler soldu…
Dedim niye? Dedilerki Atatürk öldü diye…
Bundan sonra bayraklar yarıya iniyor.
Bu benim en büyük yasım
Bu Atam’ın öldüğüm tarih 10 Kasım…

Aziz Çınar

10 List.
deniz deniznapsal:

İki arkadaş çölde yürüyorlardı. Yolculuk sırasında bir tartışma yaşandı ve arkadaşlardan biri ötekine tokat attı. Tokadı yiyen kişinin canı acıdı ama hiçbir şey söylemeden eğildi ve kuma şöyle yazdı:

“Bugün en iyi arkadaşım bana tokat attı.”

İki arkadaş bir vahaya gelene dek yürümeye devam ettiler ve vahaya gelince de suya girmeye karar verdiler. Tokadı yiyen kişi bataklığa saplandı ve kurtulmak için çırpınmaya başladı. Arkadaşı onu kolundan çekerek saplandığı yerden çıkardı ve yaşamını kurtardı. Tokadı yiyen kişi boğulmaktan kurtulduktan sonra bir taşa şöyle yazdı:

“Bugün en iyi arkadaşım yaşamımı kurtardı.”

Tokadı atan ve arkadaşının yaşamını kurtaran kişi bu olay karşısında çok şaşırdı ve merakını yenemeyip arkadaşına sordu:

“Canını acıttığımda kuma yazdın neden şimdi taşa?”

Tokadı yiyen kişi bu soruyu şöyle yanıtladı:

“Birisi canımızı yaktığında kuma yazmalıyız ki bağışlama rüzgarı silebilsin ama biri bizim için iyi bir şey yaparsa taşa kazımalıyız ki hiçbir rüzgar silemesin.”

 

İYİLİKLERİ KAYALARA KAZIMAYI ÖĞRENİN.
Denilir ki: Özel birini bulmak bir dakikanızı alır, onu değerlendirmeniz bir saat içinde olur, onu sevmek için bir gün yeter; ama sonra onu unutabilmek için bir ömrün geçmesi gerekir.

İncinmelerimizi kuma;iyiliklerimizi kayaya yazmayı öğrenelim inşaAllah

9 List.
deniz deniznapsal:
Sana hayranlığımı Senin öğrettiğin sözle ifade ediyorum


Ölesine çok güzellikler yaratırsın ki
hayranlığım Senin methine yetmez.
SeniSenin öğrettiğin gibi övüyorum;
SUBHANALLAH




Öyle bol nimetler verirsin ki
Şükrüm SANAteşekküre yetmez.
Sana Senin öğrettiğin gibi hamd ediyorum;
ELHAMDÜLİLLAH




Öyle hoş lutuflarda bulunursun ki
Ne kadar minnettar kalsam lutfuna denk gelmez.
SanaSenin öğrettiğin sözle minnetimi ifade ediyoum;
BAREKALLAH




Öyle güzel işler eylersin ki
Ne kadar düşünsem hikmetine aklım ermez.
Sana hayranlığımı Senin öğrettiğin sözle ifade ediyorum;

MAŞAALLAH
8 List.
deniz deniznapsal:

"http://www.dinibil.com/DiniBilImages/resimler/kirik-kalp.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

Kalp Kırıldığında Nasıl Bir Ses Çıkarır Sizce ?


güvercinin telaşlı kanat çırpışındaki ses
mi?

yoksa,
kelebeğin kanadındaki inadına sessiz bir çığlık gibi mi?

ya da, tuz-buz olan bir sırçanın
haykırışı gibi mi?

nasıl bir sestir ki,perişan eder bizi duyduğumuzda??

ne kalpler kırdık
bilmeden.. ya da bile bile......

ne setler koyduk aramıza bu kırılmış kalplerden de..

sonra aşmaya çabaladık durduk çok...

dokunmak istedik,ulaşamadık....

ulaşmak istedik,kendi ellerimizle kurduğumuz

setler engel oldu yine kendimize.....

oysa,
nasıl da kolaydı yıkıvermek han duvarlarını....

sıcacık bir gülümseme,

içten bir çift gözle birleştiğinde,eritmez mi en büyük buzulları???

esirgedik birbirimizden maliyeti sıfır olan
gülümsemelerimizi...

kolay geldi bencillik en dar anlarda..koyuvermek..koyup kaçıvermek....
kaçarken bakmamak ardımıza

ya da,
bakıp da görmemek...görmek istememek...

her ne varsa...

oysa,ne de kolaydı düşmanlığı yoketmek,
sıcacıık bir gülümsemeyle...olmaz dedik.

o bana düşman

denemedik bile hiç..korktuk belki de yanılacağımızdan..

oysa hayat ne de kısa..

düşünmek
için bile vakit yokken....
bile bile zehir ettik günlerimizi..
kavgalarla..
itişip kakışmakla harcadık
dünlerimizi...
ziyan ettik hem düne.. hem bugüne.. hem de yarınlarımıza..
sahi,kalp kırıldığında nasıl
bir ses çıkarır?
duydunuz mu hiç?
ben ne zaman dinlesem bir cam parçalanışı hissediyorum
peki ya siz?

7 List.


Bugün Ölesim Var
Bugün öLesim var...!
Herkes bıraktı beni de
sen Neden bırakmadın Eyyy içimdeki sızı?
var mıydı böyLe sızım sızım sızLamak?
Her sigara tanesinin üstüne adını yazdım!!!
Hayır düşündüğün gibi seni içme çekmek değiLdi amacım
Ya da sigara gibi senide bitirmek değiL
Yandığını gördükçe beni nasıL zehirLediğini fark etmekti...!



Bugün öLesim var!...
Hiç yanmamıştı canım bugünkü kadar
Kandırdım kendimi hep çocuklar gibi;
acımadı kiii
Kendimi kandıramadım acıyor işte uLan acıyor!
Sonra düşündüm batakLıkta oLan ben miydim
YoKsa batakLık mı?
Ben mi istedim sana aşıK oLmayı




Bugün öLesim var...!
HatırLar mısın?
Bir Kere aciLe kaLdırmışLardı
O gün öLmek varmış dedim kendime Ve neden
gitmez gözLerimden gözLerin
Hani bir kez daha(!) aşıK oLmuştun bana!
bir Kez daha Hani söz vermiştin
hiç üzmeyeceKtin Hani bırakmayacaKtın!!!?
SözLerine (gözLeRine)
sadık bir ben mi KaLdım??
yıLıN eNaYisi



Bugün öLesim vaR ...!
Hiç istemediğim KadaR...
Ağzımda Kan tadı tenimde teRinin eKsiKLiği KadaR




Bugün öLesim var...!
KaLbimi zımbaLadım eLLerine...!
seninLe KarşıLaşıp soLduğum andı öLüm yüzüne baKtığında tutuşup yandı öLüm...!
çoğaLdıKça çoğaLan bir sevda üLKesinde eLLerine dokundun; sana inandı öLüm ...!
o efsunLu yağmurLu hercai gözLerinden uçan KeLebeKLeri mutLuLuK sanDı öLüm ...!
aKKor dudaKLarından ağı düştü içime yoLLarında yürüRKen sanKi insandı öLüm ...!
Nefret ediyoRum maviden
Çünkü bana berabeR baKtığımız GöKyüzünü hatırLatıyoR ...!
NefRet ediyoRum beyazdan...!
ÇüNkü bana hayaLini KuRduğum GeLinLiğimi hatırLatıyoR ...!


6 List.
deniz deniznapsal:
 
Cuman Mübarek Olsun...

 

Ya RABBİ...!
Huzuruna ulaşan ve en güzeliyle kabul ettiğin dualar hürmetine; şu aciz, şu biçare şu günahkar dillerinde Sana yönelttiği duaları kabul buyur en güzeliyle.

Ya RABBİ...!
Huzuruna gelecek yüzümüz yok biliyoruz. Huzurunda yüzümüz karadan daha kara. Günahlar, isyanlar, maddiyat bizleri sarmakta. Huzuruna geldik olmayan yüzümüzle.
Senden af diliyor, af dileniyoruz ya RABBİ...!

Eğer Sen bizleri affedersen ki; bu Senin şanındandır, şerefindendir.
Çünkü Sen Rahman ( Yarattığı bütün canlılara nimet veren )'sın.
Çünkü Sen Rahim ( Acıyıcı )'sin.
Çünkü Sen Settar ( Kullarının günahlarını çok örten, onları cezalandırmayan ve bağışı bol olan )'sın.
Çünkü Sen Gaffar ( Günahları tekrar tekrar, çokça bağışlayan ) 'sın!

Rahmetin, inayetin, şefkatin, bizlere ulaşırsa eğer; biz biz oluruz. Biz mesud oluruz. Biz kul oluruz.
Bütün acziyetimizle, bütün kusurumuzla, bütün niyazlarımızla, bütün dualarımızla kapındayız, kulunuz, köleniz. Diliyoruz rahmetini, dileniyoruz.!

Ya RABBİ...!
Ne olur kabul eyle kulluğuna
Ne olur boş çevirme bu aciz dillerin dualarını
Ne olur bizlere rahmetinle, merhametinle, inayetinle, şefkatinle muamele eyle...!

... AMİN ...

6 List.
Zeynel aknapsal:
 
 
Sıkıntılardan uzak huzurun gölgesinde geçireceğiniz günlerin
ömrünüze yayılması
Ömürlerinizin bereketli kazançlarınızın kârlı sevinçlerinizin
daim olması dileğiyle...
Cuma'nız Mübarek dualarınız kabul olsun.
Sevgiyle kalın sağlıkla nefes alın..
 
 
 
 
 SAĞLICAKLA KALIN...
ALLAHA EMANET OLUN...
CUMANIZ MÜBAREK OLSUN...
 
 
6 List.

YAĞMURLARLA AĞLIYOR

yalnızlığına… Yokuşlarda yoruldu yüreği… Melal akşamlarda hüzün içiyor… Araf yollarda avare yürüyor yıllardır… İkilemlerle ilerliyor Kaf dağının ardındaki sevgiliye kavuşmak için…

Arıyor ağlıyor ağlıyor arıyor… Savruk sinesinden sarı sonbahar dökülüyor toprağa… Hicran damlıyor ümit bulutlarından… Acı çiçekler açıyor avuçlarında…

Yıllar yüreğinde yırtık bırakarak yol alıyor… Ne kışta ne yazda… İlk ve sonbaharı soluyor seherlerde… Sevinçlerine çiğ yağdı kırağı kırdı çiçeklerini… Baharlar bekliyor bağrı uzak iklimlerden esen meltemlerle serinlemek istiyor sadrı…

Selim kalple sabır ağacına dayanıp şükretmek diliyor… Kalp toprağına düşecek hikmet meyveleri bekliyor o ağacın altında… Sevgiye dost olmuşken sevgili gelmese de olur… Şefkat yoksunu aşk kalp doyurmuyor neylesin sönük sözleri…

Serap sevgiler firak acılar demek… “ Bütün firaklardan gelen feryatlar aşkı bekadan gelen ağlamaların tercümanıdır”

Evet aşk vardır; bekaya… Bekaya bakar kalp değişmeyen daimi güzele meftun…

Ağlama gönül neyle yesin gidip kaybolanları… Araf yollar avare yıllar biter bir gün… Yıkanmış yürekle yürürsün aklın aydınlattığı yolda… Vuslat içer şifa sadır… Sen her şeye yakın her şey sana yakın… Uzak uzaktır sana… Anlamamak ve anlaşılmamak yoktur artık…

Küllerin kâinata savrulmuştur kâinatsa kalbinde kayıp… Yağmurlar yine yağar ıslatmaz rüzgârlar yine eser savurmaz… Savruk değilsindir kök salmışsındır kâinatın kalbine… Yine yürürsün yollarda dönüp de arkana bakmadan… Arafta avare değilsindir yaranını bulmuşsundur; Ya Rahman… Ya Rahim… Ya cemil… Ya Vedud…

Rahmet seni ebede namzet etmişken neyle yesin geride kalanları… Yunus yüreğinle “kalanlara selam olsun” der yürürsün… Kör kuyularda korunmuş arınarak yükselmişsindir Azizliğe… Kuyudaki yalnız Yusuf değilsindir kardeşlerin sevgiyle sarmış Yakubi şefkat kuşatmıştır… Zirve dekeyken aziz bir terk edişle terk edersin dünya züleyhasını: “teveffeni müslimen.”

Hayata veda ederken geride Yusufi bir kıssa bırakmak yokuşlarda yağmurlarla ağlamaya değer… Bedelsiz değildir esir pazarında satılmak Azizlik esirlikten geçer.

Aşkı bilmez Züleyha Yakubi şefkati anlamaz… Ağlarsan Yakubi ağla… Seveceksen İbrahimi sev “La uhubbil afilin” de…Hikmet yağmurlar yağıyorsa selim kalbine

“Selam” sana dosttur Rahmet yaran… Kuyularda yalnızsan korkma kıssan yazılıyordur kıyamete kadar okunmak için… Yüzünden okunur Yusuf yüreğin… Yazman için güzel sabrı şükürle süsle ve hayata Yusufi imzanı at: “teveffeni müslimen”Hüseyin Eren

Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usNAZLICAN FIRAT Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us

YORUMLARIMDA ÇOK YARDIM ALDIĞIM  AHMED AK   ABİME  TEŞEKKÜR EDERİM.

Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usCan Ahmedims.a.v.sayfasına gitmek için tıklayınızahmeds sayfasına gitmek için tıklayınız Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us

5 List.
deniz deniznapsal:
Ya Rasulallah! Bugün seninle dertleşmek istiyorum, şu aciz ümmetini, şu
günahkâr ümmetini dinlermisin? Bugün sana gözyaşlarıyla derdimi, içimi
dökmek istiyorum. Kırık dökük de olsa, eksik ve yanlış da olsa, şu günahkâr
ümmetinin yüreğinden gelen sözleri dinlermisin?

Sen ki, şehidlerin sultanı, amcan Hz. Hamza'yı şehid eden vahşiyi bile
dinledin ve O insan bir vahşi iken seninle dertleştikten sonra, kalbinde
güller açarak bir yiğit, bir yıldız ve bir cennet varisi oldu. Hz. Vahşi
oldu, senin ümmetin oldu ya Rasulallah

işte bende, şu vahşileşen insanların arasından bir an sıyrılarak, Hz vahşi
gibi, Hz. Enes Bin malik gibi, Hz. Mus'ab Bin ümeyr gibi ve Hz. Ebu Hureyre
gibi dertleşmek istiyorum sevgili efendim. Ama O'nlar gibi olmamanın ve
olamamanın ezikliğini hissederek yine de sana seslenmek ve seninle
dertleşmek istiyorum, çağlar ötesi bir zamandan efendim…

Ey gül yüzünde gülücükler eksik olmayan sevgili efendim! Sana ilk önce şu
itirafımı yapmak istiyorum. Aklıma geldikçe yüreğimi ezen, beni gözyaşlarına
boğan, şu itirafımı yapmak istiyorum…

Ya Rasül, hani ümmetine seslenirken üzerine çıkıp mübarek ağzından
inciler döktüğün hurma kütüğü vardı ya, hani ümmetine yine bir gün
seslendiğinde bu hurma kütüğünün üstüne çıkmayıp Ashabı'nın yaptığı minberin
üstüne çıkınca, etrafa hıçkıra hıçkıra bir ağlama sesi yayılmıştı ya,
ağlamanın hiçbir insandan gelmediği anlaşılınca hurma kütüğünün yanına gidip
onun ağladığını, senden ayrı kalınca hıçkırıklara boğulduğunu görünce onu
mübarek ellerinle teselli etmiştin ya hani efendim.
işte ben, işte ben senden ayrı kaldığım o kadar zamana rağmen bir hurma
kütüğü kadar ağlamıyorum, ağlayamıyorum gözümün nuru, gönlümün sultanı
efendim.

şu ümmetin bir kütük kadar olamıyor ve ayrılığına yanıp kavrulmuyor
sultanım. Ne olur, ne olur efendim gel beni de teselli et, bir hurma kütüğü
gibi ağlamasam da, bir mağaranın önünde bekleyen KITMiR gibi sadık olamasam
da ve senden ayrılacağını anlayan bir deve kadar içim yanmıyorsa da, ne olur
Ya Rasül ben seni görmeden sevdim, çağlar ötesi zamandan "KARDEşLERiM"
hitabına "buyur canımın canı, buyur anamı-babamı ve her şeyimi yoluna feda
ettiğim canım efendim" diyerek sana iman ettim gönlümün sultanı.

Sana layık ümmet olmasam da, sana KITMiR gibi sadık kalmasam da, sana bir
örümcek kadar hasretinle yanmasam da ve seni gördüğünde heyecandan ufacık
kalbi yerinden çıkacakmış gibi atan bir güvercinin yüreği kadar yüreğim
tertemiz olmasa da, gel ne olur, rüya da olsa bile gel, gel de şu günah
çukuruna batmış ümmetini teselli et
..
5 List.